Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

MAVİ VATAN

0 5.798

MAVİ VATAN

 

Önümüzdeki haftalarda büyük olasılıkla “Mavi Vatan Kanun Tasarısı” ya da medyada sık geçen adıyla “Mavi Vatan Yasası’nın Kurban Bayramı sonrası TBMM’ye sunulması bekleniyor.

İktidar tarafından hazırlıkları sürdürülüp TBMM’ye sunulması beklenen ve bir çerçeve düzenleme olarak gündemde olan tasarının Türkiye’nin deniz yetki alanlarıyla ilgili dağınık mevzuatını tek bir çatı altında toplamayı hedeflediği anlaşılıyor.

Düzenlemenin amacının: Türkiye’nin deniz yetki alanlarını iç hukukta daha açık tanımlamak; Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz’deki hak iddialarını hukuki zemine oturtmak ve Devlet kurumlarının deniz alanlarında hangi yetkiyi nasıl kullanacağını netleştirmek olduğu anlatılıyor.

Türkiye’nin deniz hakları ilk kez sistemli biçimde kanunlaşacak, enerji arama ve deniz güvenliği alanında devletin eli güçlenecek, uluslararası müzakerelerde hukuki tutarlılık sağlanacak ve denizcilik vizyonumuz kurumsallaşacaktır.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki temel sorunların çoğu Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki egemenlik ve yetki alanı anlaşmazlıklarından kaynaklanmaktadır.

Karasularının genişliği, Yunanistan’ın Ege’de karasularını 12 mile çıkarma hakkı olduğunu savunmasına karşı, Türkiye bunun Ege’yi büyük ölçüde Yunan denizi haline getireceğini ve “casus belli” (savaş nedeni) sayılacağını tezini ileri sürmektedir.

Çünkü deniz sınırları çoğu zaman; karşılıklı anlaşmayla, tahkimle, ya da uluslararası mahkeme kararlarıyla kesinleşir. Bu nedenle yasa: Türkiye’nin iç pozisyonunu güçlendirebilir ama tek başına uluslararası tanınma sağlamaz.

Bütün eleştirilere rağmen bu konulardaki yasal düzenleme Türkiye açısından hayati önemdedir.

Bu nedenle yasa tasarısının Türkiye ile Yunanistan arasındaki uyuşmazlığı tek başına çözmesi beklenmezse de Türkiye açısından kurumsal ve stratejik bir netlik sağlayabilir.

Mavi Vatan, Türkiye’nin yalnızca kara sınırlarını değil; Karadeniz, Ege ve Akdeniz’deki kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge (MEB), enerji arama hakları, deniz güvenliği ve stratejik çıkarlarını da “milli egemenlik alanı” olarak gören bir jeopolitik öğretinin adıdır.

Ayrıca birçok ülkenin kendi deniz yetki alanlarını iç hukukla düzenlediğini de unutmamak gerekir. Yani tek başına böyle bir yasa çıkarmak olağan dışı değildir.

Sonuç olarak, yasa, Türkiye’nin deniz yetki alanları konusundaki tezlerini sistematik hale getirecek, kurumlar arasındaki yetki karmaşasını azaltacak, deniz güvenliği, enerji arama ve çevre koruması gibi alanlarda daha net bir hukuk zemini oluşturacak ve uluslararası müzakerelerde Türkiye’nin elini güçlendirecektir.

Birçok yandaş ve çıkar ilişkilerinin döndüğü günümüz atmosferinde ilk defa hepimizin yararına olacağına inandığım bu yasa, umarım ülkemiz adına hayırlı olur.
Sevgilerimle..

 

 

Haşmet GÜRBÜZ
Genel Sanat Yönetmeni

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x