ASKERE ALINMAYIP MUAF TUTULANLAR
Tıp fakültesi son sınıf öğrencileri cepheye gidip şehit oldu diye mezun verememişken;
Medreselerdekilerin askerden muaf tutulması ATA’yı nasıl da kızdırıyor…
🔸Bir de medreseler için ayrılan alanların köylülerin elinden zorla alınmış yerler olması onu harekete geçiriyor.
O gece iki medreseyi ziyaret ettik.
Kanlı canlı, hemen hepsi de gencecik mollalar medresenin avlusunda dizilmişlerdi.
🔸Bunların yanında, geniş cübbeli, beyaz sarıklı hocalar da yer almıştı.
Hepsi de yerlere kadar eğilerek Mustafa Kemal Paşa’yı selamlıyorlardı.
🔸Bunların içinden biri, bunların başı ve en nüfuzlusu, Mustafa Kemal Paşa’dan medrese sayısını artırmasını rica etti.
Bu zat, ayrıca medrese öğrencilerinin askere alınmamalarını da istirham etti.
Hoca konuşurken Mustafa Kemal’in kendini tuttuğu belli oluyordu.
🔸Ama medrese öğrencilerinin askere alınmamaları söz konusu olunca, artık kendini tutamadı ve yüksek bir sesle, sertçe;
–“Ne o, dedi, yoksa sizin için medrese, Yunanlıları mağlup etmekten, halkı zulümden kurtarmaktan daha mı değerlidir?”
🔸Millet kan içinde yüzerken, halkın en iyi çocukları cephelerde dövüşür, yurt için canlarını feda ederken, siz burada genç, sapasağlam delikanlıları besiye çekmişsiniz! der.
🔸Mustafa Kemal konuştukça, gözleri daha korkunç bir hâl alıyordu;
–“Bu asalakların askere alınmaları için hemen yarın emir vereceğim!”
🔸Hocalar sindiler, ama yüzleri öfkeden kıpkırmızı kesildi.
Yabancıların yanında, hükümet başkanı onları paylamıştı.
Mustafa Kemal Paşa bize dönerek;
–“Haydi gidelim, dedi, artık burada bizim için yapılacak bir şey kalmadı.
🔸Ve şöyle, isteksizce bir selam vererek oradan ayrıldı.
Mustafa Kemal Paşa otomobilde uzun bir süre yatışmadı;
–“Savaş sona erince onlarla daha ciddi konuşacağım!”
Her şeyden önce onları malî dayanaklarından, vakıflardan yoksun bırakacağım, dedi.
🔸Yurt topraklarının büyük bir parçası, neredeyse üçte ikisi, belki de daha çoğu vakıftır.
Bu topraklar mollaların yaşama kaynaklarıdır.
Bunların çoğu köylülerin elinden alınmış topraklardır.
Buna son vereceğiz.
Bir de utanmadan hükümetten yardım istiyorlar.
🔸Mustafa Kemal, Anadolu topraklarında şimdi gördüğümüz dinç, sağlam delikanlıları askerden kaçıran 17 bin medrese bulunduğunu söyledi.
Bu,
tam bir kolordu demekti.
🔸Medrese öğrencilerinin şimdiye kadar niçin askere alınmadıklarını sormam üzerine Mustafa Kemal, bunların askere alınmaları için gerekli emrin verilmiş olduğunu söyledi.
🔸Bu inkılapçı adım, subaylar arasında büyük bir sevinç yaratmış ve bu olay, son günlerin en çok üzerinde durulan konusu hâline gelmişti…
Kaynak kitap:
Semıyon Ivanovıc Aralov,
“Bir Sovyet diplomatının Türkiye hatıraları.”
🌀Rusya Büyükelçisi,
S. Aralov.
🌀Askerî Ataşe,
K. Zvonarev.
🌀Azerbaycan Büyükelçisi
I. Abilov
23 Mart 1922

🔹Bir asker neden bir tarikata mensup olamaz?
Tarikata mensup bir asker, ordunun emir-komuta zincirine ve hiyerarşik yapısına uygun hareket edemez; komutanından gelen emirler yerine, tarikat liderinin talimatlarını önceler.
🔹Bu durum, ordunun en önemli unsuru olan disiplin sistemini zedeler ve işleyişi bozar.
Tarikata bağlı bir asker, savaşma azim ve iradesinden mahrum kalabilir.
🔹Askerlik yemininde vatan ve millet için bağlılık sözü veren bir kişi, tarikatına olan bağlılığı nedeniyle bu yemine sadık kalamayabilir; emirlerini vatanın değil, şeyhinin çıkarları doğrultusunda alır.
🔹Sonuç olarak, tarikat mensubu bir asker, milletin askeri değil, şeyhinin askeri olur ve bu, ordunun asli görevine zarar verir.
🔹Eğer bir felaketten söz edeceksek, ordudaki bazı askerlerin tarikatlara bağlı olması, Balkan Savaşları’nda yaşanan türden bir felaketi tekrar yaşatabilir.
🔹Ülkede ordulara tarikatlerin sızdığı hususunda hayli haber okuduk,
Tehlikenin herkes farkında.
Ama çok mühim bir tehlike için zinciri gündeme getirmek istedim.
🔹Diyanet Akademisi öğrencilerinin askerlikten muafiyeti…
Şöyle anlatayım, kendilerinden olanların nüfusunu kollayıp, fukara çocukların canları yalnız tehlikeye atılıyor.
Gerisi sizde!
🔹Mustafa Kemal Atatürk, ülkemizde herkesin eşit koşullarda olmasını istediğini ve bu amaçla, kimselerin kimsesiz kalmayacağı bir sistemle, ülkeye kurmuştur!
Bu da iyi biline!
🔹Halka sunduğu eşit eğitim sistemi ile aslında başarmaya çalıştığı, ülkeyi yönetecek halkın bilinçlenip, aydınlanmasıydı.
Olmadı!
Ardından:
💢Köy enstitüleri,
💢Devlet parasız yatılı okullar,
💢Anadolu öğretmen liseleri,
💢Askeri okullar,
Hepsi sırayla kapatıldı.
🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷
“Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz.
En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.”
Mustafa Kemal Atatürk
Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar
EGEDE YAŞAM ::: Özgür İnternet Gazetesi
Halkın ve Sadece Haklının Yanında…
YAŞASIN CUMHURİYET…
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

