Özgür İnternet Gazetesi – Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

HAYATA “SAYGI DUYMAK”

0 5.824

HAYATA “SAYGI DUYMAK”

1961’de Elizabeth Taylor’ın kalbi durdu.

Ve birkaç anlığına, yaşam ölüm arasındaki çizgiyi geçti…

Kendine geldiğinde, başka bir yerde olduğunu söyledi.

Hastane odası aciliyet, kısık sesler ve bastırılmış korkuyla doluydu.

Doktorlar meşguldü, monitörler sessizdi…

Daha sonra, kalbinin durduğunu doğrulayacaklardı.

Sonrasında olanlar onu, sonsuza dek değiştirdi.

Kendini bedeninden ayrılıp mutlak bir sessizlik alanına girdiğini hissettiğini anlattı.

🔸 Acı yoktu,
🔸 Ağırlık yoktu,
🔸 Zaman yoktu…

Yumuşak, saran bir ışık…

Sıcak ve güvenli bir şeyin içinde süzülme hissi.

Ve sonra, onu gördü;

🔹Bir doktor değildi.
🔹Bir hemşire değildi.
🔹Soyut bir figür değildi.

“Mike Todd” du.

Herhangi birinden, daha çok sevdiği adam.

Hikayeleri kısa ve yoğundu, muhteşem bir ateş gibi.

1956’da tanıştılar…

Mike hayatına girmemişti;

Adeta, bir anda hayatına girmişti.

Kendine güvenli, karizmatik, görmezden gelinemez biriydi.

İlk gerçek buluşmalarında onu bir yatla gezdirdi, gözlerinin içine baktı ve evleneceklerini söyledi.

Bu bir soru değildi.

Bu bir beyandı…

Elizabeth daha sonra onun gibi birini hiç tanımadığını söyleyecekti.

Güçlü, komik ve cesurdu.

Tüm evlilikleri arasında, boşanmadığı tek eşiydi.

1957’de bir kızları oldu;

Elizabeth, “Liza” Frances Todd.

Daha yeni başlamış gibi görünen bir aile.

Ve sonra her şey durdu.

1958’de “Mike”, bir uçak kazasında öldü.

Özel uçağı Lucky Liz düştü.

Elizabeth, kucağında yedi aylık bir bebek ve önceki evliliğinden iki çocuğuyla dul kaldı.

Acı onu boğdu…

Büyük bir boşluktan bahsetti.

Kaybolmuşluk hissi..

Sanki hayat onun için çok büyük ve kontrol edilemez hale gelmişti.

Üç yıl sonra, bedeni de çöktü…

Ağır zatürreye yakalandı.

Durumu hızla kötüleşti.

Ve sonra, akıl almaz bir şey oldu;

Kalbi durdu…

O dakikalar boyunca, tam bir huzura ulaştığına inandı.

Ve “Mike” oradaydı.

Ama onu karşılamadı…

Ona zamanının gelmediğini söyledi.

Geri dönmesi gerektiğini;

Çocuklarının, ona ihtiyacı olduğunu.

Liza’nın, ona ihtiyacı olduğunu.

Ve sarsılmaz bir şefkatle onu itti.

Elizabeth geri döndü…

Ve bu dönüş bir ceza değildi, bir hediyeydi.

O günden itibaren, ölüm korkusunu kaybetti.

Onu bir son olarak değil, bir eve dönüş olarak görmeye başladı.

Ve bu,  hayatı kutsal kıldı…

Her gün önemliydi.

Her nefesin değeri vardı.

Başkalarının acısını hafifletmek için her fırsat bir sorumluluk haline geldi.

On yıllar sonra,
HIV/AIDS krizi patlak verdiğinde ve dünya;

🌌 Sessizlik,
🌌 Damgalama,
🌌 Korkuyla,

Karşılık verdiğinde;

Elizabeth, gözlerini kaçırmadı…

Şöhretini başkaları için, bir kalkan olarak kullandı.

Sessizliğin, olduğu yerde sesi,

Utancın, olduğu yerde yüzü,

Terk edilmişliğin hüküm sürdüğü yerde etkisi oldu.

💠Kuruluşlar kurdu,
💠Hastaları savundu,
💠Hastalığı önemsetti,
💠Araştırma ve bakım için 270 milyon dolardan fazla para toplanmasına yardımcı oldu.

Sadece, bir ikon olmaktan çıktı.

Zamanın asla, garanti olmadığını bilen bir insan oldu…

Her günün, “bir ödünç olduğunu” bilen bir insan.

Ve,
“hayata saygı duymanın,” onu kendinden daha büyük bir şey için kullanmak anlamına geldiğini bilen,
“BİR İNSAN”..

Elizabeth Taylor, o öteki yerden asla değişmeden geri dönmedi.

⚛️ Daha canlı döndü,
⚛️ Daha bilinçli,
⚛️ Daha kararlı…

Belki de bu yüzden mirası sadece;

🌠 Film,
🌠 Güzellik,
🌠 Şöhretle ilgili değil.

Basit ama güçlü bir fikir;

“Sonun korkusunu, bıraktığımızda nihayet “gerçekten yaşamayı” öğreniriz…”

 

 

VELHASIL KELAM
GEÇMEDİĞİN KAPININ GICIRTISINI
SINANMADIĞIN ACININ EZASINI BİLEMEZSİN
DER ESKİLER
ÖYLE…

 

 

 

Turan ÇATAL
Araştırmacı Gazeteci-Yazar

 

 

 

 

 

 


EGEDE YAŞAM  :::  Özgür İnternet Gazetesi

Halkın ve Sadece Haklının Yanında…

YAŞASIN CUMHURİYET…

MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…

 

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x